Öğretmenler! yeni nesil sizin eseriniz olacaktır .. – Mustafa Kemal ATATÜRK


günün anlam ve önemi,mustafa kemal atatürk,24 kasım,öğretmenler,öğretmenler günü

Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, toplumun gerçek bir ulus haline getirirler. Ulus bilincini iyi anlayan başbakanlar siyaset adamları yetiştirmeniz dileğiyle.. Siz değerli öğretmenlerimin bu özel gününü kutlarım…

Masum hayallerim vardı benim ….


Masum hayallerim vardı benim…

Okulumu bitirip hayatımı kurtaracaktım babam gurur duyacaktı,

Babam bir daha çalışmayacaktı o çok sevdiği evine gidip tavuklarını sevecekti,

Askere gidip vatani borcumu ödeyecektim, babam yemin törenime gelecekti,

Askerlik bitince benim de bir ailem olacaktı…

Babam bana kız istemeye gidecekti tatlı diliyle herkesi güldürecekti..

En mutlu günümde babamla karşılıklı göbek atacaktık,

Dedim ya masum hayallerim vardı benim çocuğum olacaktı babam dede olacaktı,

Benim dedemle yaşamadığım sevgiyi çocuklarım babamla yaşayacaktı,

Güzel hayallerim vardı benim onlar gibi olmayan biz gibi olan,

Büyük bir aile olacaktık biz dedemiz olacaktın sen bizim…

Büyük bir aile olunca çocukluğumda ki gibi bayramların bir tadı olacaktı,

Hayallerim vardı benim babamla dedem gibi olamayacaktık biz,

Babamla ben daha mutlu olacaktık onun babasıyla yaşayamadığı güzellikleri yaşayacaktık biz,

İşte böyle hayallerim vardı benim masum temiz kin ve nefretten uzak,

Şimdi sen gidince yarım kalan hayallerim var artık benim..

NOT: “Sevdiklerinizin kıymetini bilin her şey için çok geç olmadan …”

Uğurcan BAL…

Azim ve iş aramanın zaferi …


Bu yazımı bu bölümden mezun olunca iş bulamazsın diyenler için,
Bu yazımı git polis ol ne uğraşıyorsun diyenler için,
Bu yazımı karamsar günlerim için,
Bu yazımı yakın zamanda ebediyete göç eden babam için yazıyorum ve biliyorum ki bir yerlerden beni izliyor yıllardır çalışmamı istediği bilgi işlemde çalıştığımı gördükçe gurur duyuyor…

Gelelim konumuza;
Uzun zamandır iş aradığımı  yakın çevremdeki tüm dostlarım bilir…
İnanın bu bölümden mezun olduğumda çok karamsardım. Hatta bu karamsarlık beni farklı bir bölümün işinde çalışmaya kadar itti. Bu yanlışlık babam aramızdan ayrılıncaya kadar devam etti. Büyük bir ruhsal çöküntüden sonra, Uğurcan dedim kendine gel amaçlarından emeklerinden vazgeçme ve sabrettim kan kustum ama belli etmedim, kimsenin görmediği yerlerde acımı yaşadım ve sonunda bunca kederin içinde beni biraz daha gülümsetecek haber gelmiş oldu.

Artık okuduğum bölümün hakkını verecek bir işi yapıyorum… Ve buradan tüm yeni mezun olan ve olacak kardeşlerime diyorum ki bekleyin sabredin ve çevrenizdeki olumsuz eleştirilere kulak asmayın içinizdeki ışığın yönünü takip edin …

isgorusmesi_2-300x259

Bu mutlu güne ulaşmam için dua eden değerli büyüklerime teşekkürü bir borç bilirim. Sizler iyi ki varsınız …

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi -Yazılım Destek Uzmanı – Uğurcan Bal

Babama Mektubum …


Sevgili Babama,

Bugün gidişinin 5 . günü hava biraz yağmurlu ve soğuk üzülme ben üşümüyorum. Sadece yokluğun üşütüyor beni ….

Hatırlar mısın bilmem küçükken berbere gitmekten çok korkardım sen beni pastalarla çikolatalarla kandırır getirirdin ne masum ve mutlu zamanlardı o yıllar. Her düştüğümde elimden tutan birinin olması mutlu ediyordu beni, seninle servise çıkardık benim çişim gelirdi söylemezdim kızarırdım sen anlardın kızardın bana arabayı durdurup yol kenarında çişimi yaptırırdın. Ne utanırdım ben servis de ki abiler ablalar bana bakardı başımı okşardı . Ne kadar güzel bir şey bir çocuk için babasıyla işe çıkmak, bana bu mutluluğu yaşattığın için sana çok teşekkür ederim babam..

Her sınıfı geçtiğimde karnemi alır notlarımı yorumlardın biraz düşük not görünce uzun uzun başlardın öğütler vermeye sıkılırdım ama benim iyiliğimi başarımı istediğini bilirdim sevinirdim içten içe..

Araba yıkarken ıslatırdın beni küser eve giderdim şimdi o günler geliyor aklıma küstüğüm için kendime nasıl kızıyorum bilemezsin …

Şımarmayayım diye sevgini söylemezdin kızardım sana ama artık kızmıyorum bizi bırakıp giderken sevdiğini defalarca söyledin halbuki söylemesen de bizleri ne kadar çok sevdiğini biliyordum. Öyle olmasa son anında bile kirayı düşünmezdin.

Sen babanı kaybettiğinde çok büyüktün baba ne kadar üzüldüğünü biliyorum ama ben senden daha küçük yaşta kaybettim babamı biliyorum Allah dan geldik yine Allaha gideceğiz buna inanmasaydım nasıl avuturdum kendimi…

Sana söz vermiştim baba artık sen çalışmayacaktın dinlenecektin ben çalışıp sana bakacaktım,  çalışma sırası bendeydi ama olmadı. Dinleneceksin artık yorulmayacaksın biliyorum ama sana bakamayacağım o acıtıyor içimi …

En zoru da ne biliyor musun seni kendi ellerimle koydum o kara toprağa yapamam diyordum yaptım o an yüce yaradan nasıl güç verdi bana bilemiyorum …

Her gün uyurken rabbime dua ediyorum bugün bana seni göstersin diye … Hasretin ne kadar zor babam…

Annenin de dediği gibi sen hiç yıkılmazdın çok güçlüydün…  O öyle dedi ama sen yıkılmadın ki bir gün hepimiz yıkılacağız bu yalan dünya da, ebediyete gittin babam yalan dünya da olan bizleriz sen gerçek dünyadasın orada çok mutlu ol ve dinlen yorma kendini ….

Sevgilerimle seni çok seven oğlun ….

Sevgi ölmez, Sevgi bitmez, Sevgi tükenmez …(SENİ SEVİYORUM BABA)


Uzun zaman oldu bloguma yazı yazmayalı… Bu yazıyı son aylarda yaşadığım acı dolu günleri anlatmak için yazıyorum..

Neyse gelelim konumuza;  babam ani bir şekilde hastalandı. Öncesinde mide ağrısı sebebiyle doktora gitti. Doktor midende hafif bir  yara var ilaç veririz geçer dedi. Üzerinden 1 yıl geçti babam bir gün fenalaştı ambulans geldi bir şeyin yok amca dediler gittiler ama babamın ağrıları geçmedi defalarca hastanelere gittik. En son evimizin yakınındaki büyük bir devlet hastanesine gittik. Büyük ve yeni yapılmış bir araştırma ve devlet hastanesi … Babamı saçma sapan şeylerle oyaladılar. En sonunda  “Pankreas Kanseri” olabilir dediler. Sonra başka bir devlet hastanesine gittik orada Pankreas Kanseri teşhisini koydular. O günden sonra acı dolu günler katlanarak çoğaldı. Pankreas Kanseri dediler çaresi yok dediler sinsi bir hastalık günden güne yayılır iyileşemez dediler onu dediler bunu dediler ciğerimizi yaktılar…

Sonra onu iyileştirmek için her yolu denedik. İnternetten araştırdık. Ünlü bir doktor bulduk özel bir hastaneye getirdik farklı bir kemoterapi uyguladık iyileşir diye. İnsülün tedavisi ve nokta vuruşlu ışın tedavisi 2 kere gördü  yaşasaydı 7 kez görecekti. Kısacası yaşamayacağı belliydi ama biz bir umut diye bu tedavileri uyguladık. ..

Tam bu sıralarda yeni bir işe başladım ama acılar yüzüne kendimi işe veremedim hatalar üstüne hatalar yaptım sonunda oradan çıktım çünkü babamın bana ve sevgime ihtiyacı vardı.

Babamın hastalığıyla birlikte ailemiz çoğalmaya başladı. Küs olanlar barıştı,  göremediğim akrabalarımı görmeye başladım. Hani derler ya her şerde bir hayır vardır işte bu da onlardan biriydi.  Hiç kimse babamın yerini doldurmayacak ama sahipsiz olmadığımı da hatırlatacak bana bu yüzden çok şanslıyım. İyi ki onlar var…

Bana Uğurcan evin reisi sensin ağlamayacaksın dik duracaksın dediler. İnsanlar için demek kolaydı ben canımın yarısını kendi ellerimle toprağa verdim bana erkeksin ağlamayacaksın ailenin reisisin dediler ağlamamak mümkün mü? Taş olsa taş çatlar bu acıya güzel gözlü temiz kalpli fedakar babamı koydum toprağa daha ötesi var mı bunun. Ölüm döşeğinde bile bizi düşünen  evin kirasını ödemem lazım diyen,  her defasında bize sevgisini söyleyen babamı kendi ellerimle koydum kara toprağa beni anca bilen anlar dik duracaksın demek kolay sen gel de bir içime sor nasıl yanıyor …

55 yaşında hayalleri olan artık dinlenmek isteyen babam yok artık.  Hayat hayal kurmak için çok kısaymış babam bana çok iyi bir ders verdin…

Ama yine de ayakta durmak zorundayım artık ağır bir yüküm var annem ve kız kardeşim için çabalamak ve çalışmak zorundayım. Genç yaşta büyük adam oldum artık yaşıtlarım aşk ve sevgilinin peşinden koşarken ben ekmek davamın peşinden koşacağım benim için aşk yok artık. Hoş üzülmüyorum ki zaten hiç olmamıştı bundan sonrada olmasa bir şey olmaz. Babamın bana emanetleri var onlara ihanet edemem.  Ben Uğurcan Bal aşk ve sevgili benim için yok artık benim için ailemin huzuru ve mutluluğu önemli bundan sonra onlar için yaşayacağım…

Senin kokunu ve sevgini hiç bir zaman unutmayacağım babam. Biliyorum sevgi bitmez sevgi tükenmez sevgi ölmez ölen sadece insanlardır… İnanıyorum ki ölüm bir son değil bir başlangıç dünyada ki vaktimiz dolunca sevdiklerimize kavuşacağız..

Yarın “İLK İŞ GÜNÜ”


Binbir hayaller umutlar heyecanlarla yarın sabah iş başı yapacağım. Bugün “Sosyal güvenlik ve iş hukuku” dersinde gördüğüm iş sözleşmesini imzaladım 🙂 aa okulda bunları görmüştüm dedim içimden, bir sürü sayfa vardı oku oku imzala imzala bitmedi. Neyse lafı çok uzatmadan yarın sabah ilk iş maceram başlayacak. İlk etapta 21 gün süren bir eğitim alıp o şekilde işe başlayacağım. Yani ısınma aşaması gibi bir şey benim için.  İlk iş macerası derken bu biraz daha profesyonel anlamda kendi alanımda olan o yüzden benim için çok önemli. Daha önce bir fast food restoranında acı bir tecrübe yaşamıştım. Olsun ona  da bir nevi tecrübe diyelim beni iyi pişirdi doğruya doğru. Umarım o zaman yaşadıklarımı bir daha yaşamam bu işim de uzun soluklu bol terfiyeli olur 🙂 Neden bunları yazdın! Bize ne bundan diyecekler olacak. Olsun ileride okuyup gülmek bir anı olarak kalması için yazdım… Merhaba yeni hayat merhaba iş dünyası beeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeen geldiiiim :)) !!!

İş Bulma Serüvenimde “Mutlu Son”


Uzun zamandır sizlere yazı yazamıyorum. Sebebi görüşmeden görüşmelere koşmam, diploma telaşım vs….

Ama 4. görüşmem ile mutlu sona gelmiş bulunmaktayım. Levent de bir  insan kaynakları firmasıyla yaptığım görüşmenin hemen ertesi günü çalışmaya başlayacağım şirkete yönlendirildim. Ayrıca Levent de Kanyon AVM yi de gitmişken görmenin şerefine ulaştım 🙂

Neyse çok gevezelik yapmayayım 😉 Artık yeni mezun bir işsiz olarak yazmayacağım sizlere. Ben ve benim gibi yeni mezun olan gençlere tavsiyem şudur ki çalışacağınız işi bile kendiniz bulmaya çalışın bu sizi oldukça motive edecektir. Ben şuan bu gururu yaşıyorum. Hiç kimse elimden tutup gel sana iş bulayım demedi. İyi ki de demedi biri elimden tutsaydı asalaklığa alışacaktım. Ve elimden bıraktığında uçuruma yuvarlanacaktım. Kendi ayaklarımın üstünde durmaya doğru emeklerken bu başarı benim için bir ışık oldu. Tabi bu başarının  arkasında Kariyer (İş Bulma) sitelerine çok teşekkür ederim. Sosyal medyadan daha çok onların sitelerinde vakit harcadım ve emeğimin karşılığını aldım. Uluslararası bir şirketin çağrı merkezi biriminde Teknik Destek Personeli olarak hizmet vereceğim. (inbound) olarak çalışacakmışım yani gelen çağrılara yanıt vermek demek. Bir de (out bound) o da müşteriyi çağrı merkezinin araması demek yani bizi arayıp kampanya var denemek ister misiniz oluyor. Ben onu bölümümle alakalı olmadığı için istemedim. Çünkü bir nevi pazarlama gibi bir şey. Benim yapacağım iş ünlü bir markanın akıllı cihazlarıyla veya teknolojik diğer cihazlarıyla ilgili teknik destek vermek olacak.

  Umarım bundan sonrası da güzel olur.  İş dünyasının yollarında ilk adımımı attım bakalım bu dünya da neler görüp neler yaşayacağım Allah ömür verdikçe şahit olacağım. Bir kul olarak en iyisini temenni etmekteyim.. Şimdi kalın sağlıcakla.. Hayırlı Sahurlar …is-ariyorum  (artık aramıyorum )  (:

İş Bulma Serüvenim “2. Görüşme”


Yeni mezun bir genç olarak iş görüşmelerim devam ediyor. Bu hafta toplam 3 görüşme yaptım size 2 . görüşmemden bilgiler vereceğim…

Biliyorum banane senin iş görüşmenden diyeceksiniz ama ben eğlence olsun ileride okuyup hey gidi günler demek için yazıyorum. (:

isgorusmesi_2-300x259

Gelelim yaptığım görüşmeye;

Bu görüşme evimin çok yakınlarında bir yerde oldu. Gittim 2-3 sayfalık form doldurdum. Sonra görüşmeyi yaptığım bayan bana beni tanımak için sorular sordu bende cevapladım. Başladı bana işi anlatmaya bende heyecanla dinlemeye başladım. Dedikleri şuydu,

Senin belirli bir iş yerin olmayacak sürekli avm avm (alış veriş merkezi) dolaşacaksın. Yol parası kısıtlı yokta denilebilir.

Gideceğim avmlerde bilgisayarlara program yükleyeceğim, jelatin yapıştıracağım navigasyon cihazlarını kontrol edecekmişim falan filan.

Maaşa gelince 900 TL eğer onlar o gün atıyorum 150 tane ürün satarlarsa bana da prim vere-bilirlermiş. Benim maaşımda 900 -1000 civarı oynayabilirmiş.

Beni beğenirlerse yerim sabit olabilirmiş… Kısacası olanaklarını beğenmediğim için olumsuz düşündüm bu  görüşmemi de böylece noktalamış oldum. Ama serüven devam ediyor. 3 . görüşmem olumlu geçti eğer bir gelişme olursa onu da burada size anlatırım. Şimdi kalın mutlulukla huzurla …. (:

İlk iş görüşmem “Olumsuz”


Bugün sizlere iş bulma serüvenimin ilk iş görüşmesini anlatacağım. .

Benim için bol heyecanlı ve ilginç bir iş görüşmesi oldu. Her şey bir kariyer sitesinde gördüğüm ilanla başladı. İlan da detay kısmında tecrübeli ya da tecrübesiz adaylar için yazıyordu. Aranan nitelikleri de kendimde yeterli gördüm ve başvurdum. 2 gün sonra beni aradılar ve görüşmeye davet ettiler. Arayan şirket bir eğitim kurumuydu. Giyindim kuşandım düştüm iş yerinin yollarına..

neden-sizi-ise-alalim_825

İş yerinden içeri girdiğimde ayaklarım yerden kesilmiş gibiydi oranın atmosferi adete büyüledi beni..  Neyse uzatmadan konuya geleyim. Benimle birlikte 3 kişi daha iş görüşmesine gelmişti. Onlar öğretmen adayıydı ve bir referans vasıtasıyla iş görüşmesine gelmişlerdi. Kısaca birinin ismini verdiler ve kapılar sonuna kadar açıldı.. Ben ise bir kariyer sitesi vasıtasıyla oradaydım bu bana mutluluk vermişti aslında kimsenin adı olmadan oradaydım. Kimsesiz uçmayı yeni öğrenen bir güvercin gibi oturdum ve görüşme yapacağım kişinin beni çağırmasını bekledim. Ve beklenen an geldi çağrıldım. Söze ilk iş görüşmem olduğu için çok heyecanlı olduğumdan bahsederek başladım. Sonra çay ve su ikram ettiler bana. Suyu ben istemiştim “Soğuk Su” . Görüşmeyi yapan kişi soğuk suyu şimdiden içeceksin dedi ve ben de gülümsedim. Görüşmeyi yapan kişi benden kendimi tanıtmamı istedi tanıttım. Bu sektördeki hayat hikayemden bahsettim. Programlamayla ilgili çeşitli sorular soruldu yarısına cevap verdim yarısına veremedim. Sonra bana  9 yıllık çalışanlarının yol mesafesinden dolayı işten ayrılmak zorunda kaldığını söylediler. Beni de onun yerine aradıklarını söylediler. Tabi bende kendime sordum 9 yıllık bir çalışana karşılık benim gibi yeni mezun çelimsiz birisinin burada ne işi var diye.  Bana senin gibi elemanlara çok ihtiyacımız var ama imkanlar kısıtlı dendi. Yetiştirilmek üzere eleman aramıyoruz çünkü zaman ayıramayız dendi. Seni çok beğendik bu yüzden iletişimi koparmayalım dediler ve elime bir kart verip beni asansöre kadar uğurladılar. Uğurlarken bilgi işlem odasının kapısını açıp eğer işe alınmış olsaydın, çalışacağın masa şuydu dediler. Masa o odadaki herkesten üstün siyah renkli benim gibi yeni mezun birisine göre çok büyüktü. Kısacası bana İvana Sert gibi “Üzgünüm Bizimla Değılsın” dediler..

Bende cebimde umutlarımla verdim kendimi İstanbul’un yollarına ….