Koronalı zor günlerde “Psikoloji”


Koronavirüsün sosyal yaşantımızı kısıtlamasından sonra hepimiz evlere kapandık.

Bir kısmımız eve kapanırken işe gitmek zorunda olanlarımız da var..

Zor günlerden geçiyoruz ne Ramazanı tam anlamıyla yaşayabiliyoruz ne de insanlarla olan diyaloğumuz  istediğimiz gibi ..

 *Havalar da gittikçe ısınmaya başlıyor dışarıda gezilecek bir hava var  ama bizler evdeyiz bütün olumsuzluklar üst üste geldiği için psikolojimiz iyi değil. Hoş toplumca psikolojimizin iyi olduğu da söylenemez. 🙂

*Toplum, sağlık çalışanlarını alkışlıyor ama yolda formalı bir sağlık çalışanı görünce yolunu değiştiriyor 🙂

*Bu zor günlerde dostlarımızın da gerçek yüzünü tanımış oluyoruz. Bir insanı en iyi zor günlerde tanırsın demiş zaten büyüklerimiz ..

* Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!  Bakara 155. Ayette tam da bugünleri söylüyor, o yüzden her ne olursa olsun sabretmek zorundayız…

26.04.2020 Koronavirüs Dünyadaki Durumu Aşağıdaki gibidir ..

dün

*Dünyada hastalığın seyri bu şekilde iken bu süreç bittiğinde psikoloji uzmanlarını uzun mesaili günler bekliyor.

*Psikoloji bozan hareketler; Sürekli el yıkamaktan cildimizin kuruması, toplu taşımada sosyal mesafe kuralına uymayanların bize yaşattığı korku, bir de yerlere tüküren kımıl zararlıları var…

Neyse yine de bir şeylerle temas halinde ellerimizi yıkayalım. Maskemizi de takmayı unutmayalım. Evlerimizi düzenli aralıklarla havalandıralım. Sosyal mesafeye dikkaatt ! 🙂

 

İnsanları tanımak, denizleri bardak bardak boşaltmak kadar zordur… Hz. Mevlana


İnsanları Tanımak…

İnsanları tanımak ile ilgili binlerce tanım yazabilirsiniz. Bu konu öylesine uçsuz bucaksız sınırsız bir konudur ki içine gireni sarsmadan bırakmaz. Birbirinden farklı insanların çeşitli ırkların, dinlerin yaşadığı bu dünyada insanları tanımanın kolay olmadığına inananlardanım. Bazen yıllarınızı verdiğiniz bir insanı 1 dk. içinde tanımadığınızı anlarsınız. İşte hayat böyle zor  denklemleri olan bir sınavdır.

Kimi zaman karşımızdaki insanın bizi sevdiğine inanırız. Ya da inanmak isteriz. İnsan bu bir kalbi, duyguları, düşünceleri olan bir varlık…

İnsan vardır; dilinin kemiği olmayan, insan vardır;  olaylara tepkisiz duran, insan vardır; vurdumduymaz….  İnsanı tanımlamaya sözcükler yetmez. Kimi zaman içinde bulunduğumuz ruh  hali bize ne yapmamız gerektiğini söyler, kimi zaman da başka bir insanın sözleri bizi yönlendirir.

İnsanı en çok alt üst eden, en güvendiği insandan yediği darbelerdir. Bu darbeyi hiç beklemediğiniz anda yersiniz. Sizi en çok seven kim sorusuna çoğu zaman cevap ararsınız. O sorunun cevabını bulmak istersiniz. Belki kendinizi kandıran cevaplar verirsiniz. Ama bu da sizi tatmin etmez. Tam her şeyin bittiğine inanırsınız, karşınıza hiç beklemediğiniz bir insan çıkar. Çıkar da sizin için doğru bir insan olduğunu görmezsiniz. Eğer kalbiniz bir başkası için yanmıyorsa..

Biz yine de “Yaratılanı severim, Yaratandan ötürü” diyelim ….

Bir de en sonuna ;

“Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.    diyen  Hz. Mevlana’nın ” İnsanları tanımak, denizleri bardak bardak boşaltmak kadar zordur…”  sözünü ekleyelim …