Doğru insanlar …


15622103_1238430532949979_7267109500708965091_n

Merhabalar,

Uzun bir aradan sonra yeniden yazılarımla sizler leyim. Bugün ki sorum :

-Doğru insan kimdir sizce ?

-Tanımını yapabilir misiniz?

Bence doğru insanın tanımı kişiye göre değişir. Doğru insan sizi , sizin doğrularınızla kabul eden insan mıdır ? Bence sizi, sizin doğrularınızla kabul eden insan kendinden fedakarlık yapmış insandır. En geniş tanımıyla doğru insan sizi doğrularınızdan ayırmayan hayatınıza sizin doğrularınızla devam eden insandır. Peki doğru bildikleriniz sizin için gerçekten doğru mudur? Hayatınızın belli dönemlerin de yaşadığınız olaylardan sonra doğrularınızdan hiç mi vazgeçmediniz ? Dün sizin için doğru olan bugün hala öyle mi ? Sizde doğru bildiklerinizle yaşamak sizi hayatta mutlu kılar mı? Bu doğrularınıza bir de doğru insan mı arar sınız?

Bence doğruyu bulmak için hata yapmaktan korkmayın. Unutmayın ki hata yaparak sizin için doğru olanı bulacaksınız. Doğruyu  bulmakla vakit kaybederken de hayatınızı yaşamayı unutmayın.

Çok yakında tekrar görüşmek üzere .. Hoş çakalın..

18.12.2016

-Uğurcan BAL

Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştir…


Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştir…

Merhaba Sevgili Takipçilerim,

Bugünkü yazımı etkilendiğim bir söz olan “Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştir”  cümlesi hakkında yazacağım..

İçinde bulunduğumuz dünya da durumlar hiçte iyiye gitmiyor; savaşlar, insan hakları ihlalleri, doğanın katledilmesi, iklimlerin karışması, terörizm aldı başını gidiyor. İçinde bulunduğumuz coğrafya adeta düğüm olmuş durumda asırlardır süren düşmanlıklar haritaların değişmesine doğru gitmekte..

Dünya’nın durumu ortada peki biz dünyayı değiştiremez miyiz ?

Bence dünya iyiler için bir cehennemdir değişmesi olanaksız görünüyor. Dünya da durumlar kötü diye hayata küsmekte gerekmiyor. Dünya içinde bir dünya kurabiliriz, böylece Dünya’nın bu durumundan biraz da olsa kaçmış oluruz.

Yani kısaca demek istediğim; hayat  sizin için çekilmez olabilir. Bu çekilmezliğin içinde kendinize ait bir yaşam kurun ve önünüze bakın. Son olarak geneli değiştirmek sizden çok şey alır getirir, siz kendi dünyanızı değiştirin ve yolunuza devam edin.

MEVLANIN SÖZÜ

Uğurcan BAL

Ne Zaman Çay İçsem …


Ne zaman çay içsem…

Aklıma Babam gelir…

Onun kahkahalarıyla çınlayan o güzel evimiz gelir.

Onun varlığının hissettirdiği o güven duygusu gelir.

Ne zaman çay içsem babamla içtiğim o çayın kokusunu ararım içtiğim tüm çaylarda…

Ne zaman çay içsem babamın o çay gibi sıcak sohbeti gelir aklıma,

Her yudumda çocukluğumu özlerim, bir gün benim de bir babam olduğu gelir aklıma,

Ne zaman çay içsem senin yokluğunun acısını hissederim bu kuş kadar ürkek kalbim de .

Ne zaman çay içsem babamın kokusu gelir sevgiyle bakan o güzel gözleri gelir..

Her çay içişimde geleceğe dair hayallerim gelir o hayallerle birlikte yıkılan umutlarım gelir..

Her yudumum da şu yetim başım gelir aklıma sensiz ve kimsesiz başım ….

Ne zaman çay içsem benim için artık biten o bayram günleri gelir..

Ne zaman çay içsem hüznünü yaşadığım, pişmanlıklarım gelir…

Pişman olduğum o kadar çok şey var ki aklımda ki düşünceler beynimi kemiriyor kalbim çok acıyor Baba !!

Ne zaman çay içsem kapı çalacak ve sen gelecekmişsin gibi, her korna sesinde cama çıkıp seni görecekmişim gibi hissediyorum..

Ne zaman çay içsem annemi eve bağlamak geliyor içimden  o da senin gibi gitmesin diye korkularım o kadar fazla ki….

Ne zaman çay içsem içtiğim çay öyle bir yaksın ki dilimi senin yokluğunun acısını hissetmesem diye düşünüyorum..

Baba ne zaman çay içsem seni bir daha göremeyecek olmanın hüznü geliyor aklıma yutkunamıyorum,,

Ne zaman çay içsem insanlardan gözlerimi kaçırıyorum kimse görmesin gözlerim feryat ediyor sen yoksun diye …

Ne zaman çay içsem belki bir gün çıkıp gelecekmişsin gibi hadi bir bardakta bana dök diyecek mişsin gibi hissediyorum.

Ne zaman çay içsem …..

Uğurcan BAL

Şu Hayatta “Annem” …


Şu hayatta kimim kaldı senden başka,
Şu hayatta beni senden başka fedakarcasına sevecek kim var,
Şu hayatta ayağıma taş takılsa yüreği senin gibi yanacak kim var,
Şu hayatta bebekken nefes alışlarımı takip eden kim var,
Şu hayatta yüzüme bakınca neler hissettiğimi anlayan kim var “ANNE” …. bir sen varsın artık şu yetim dünyamı aydınlatan …

– Uğurcan BAL

Hiç unutulmayacak tek yüz, anne yüzüdür. - Hz. Muhammed ( s.a.v. )
Hiç unutulmayacak tek yüz, anne yüzüdür.
– Hz. Muhammed ( s.a.v. )

“Yangın” adlı şiirim …


YANGIN

Sandalyede oturuyorum,Camdan dışarıyı izliyorum,

Hayatım viran olmuş,

Yüzümde yangından bir iz,

Yüreğimde ise yangından bir sis var.

Sadece yangını düşünüyorum.

Ölenleri, kaçanları ve yaşayanları

Gözümün önünde hayatım film şeridi gibi geçiyor.

Ölenler benim arkadaşlarım,

Kaçanlar düşmanlarım,

Yaşayanlar ise benim gibiler…

Ölmüşten hiç bir farkımız yok

Elimde yangından hatıra, bir köstekli saat var

Aradan yıllar geçiyor…Ben yine sandalyede oturuyorum.

Oturmuş dışarıyı izliyorum.

Yangından kaçanlara bakıyorum

Çoluk çocuğa karışmışlar

Yaşayanlar ise benim gibiler

Bir apartman dairesinde ki camdan

Hayata bomboş bakıyoruz

Sonra bir fırtına kopuyor

Yaşayanlarla birlikte tüm canlılar

Hayata gözlerimizi yumuyoruz

Geriye sular altında kalmış

Bir dünya bırakıyoruz…

(BU ŞİİR ” UĞURCAN BAL ” TARAFINDAN YAZILMIŞTIR..)

– Bu şiiri ilkokulun son yıllarında kaleme almıştım. Umarım çok beğenirsiniz. Sözler tamamen benim o zaman ki ergen dünyama ait ….

Babam …


Babam 

Babam…
Ey beni bu dünyaya getiren babam.
Beni dünyadan çok seven babam.
Bana para vermek için elalemin kokusunu çeken babam.
Seni düşündükçe ağlıyorum.
İşten dönerken biliyorum her gün o lüks lokantanın önünden geçiyorsun.
Gözlerin bakmak istemese de,karnın bakıyor baba.
Annemin her zaman ki gibi gözü yaşlı,
Dua eder Allah’a.
Allah’ım bize de bugün rızkın dan ayır.Karnımızı doyur rabbim.
Bende kendimce dua ediyorum.
Senin geldiğin yolu gözlerken ağlıyorum.
Ama bilmiyorum neden ?
Çünkü elin dolu olunca annemi öpüyorum.
Boş olunca ağlıyorum.
Annemin üzülmemesi için ağlıyorum baba.
Okula giderken ayakkabımın altı yırtıldı.Saklamak için okula geç gittim.
Utandım baba.Utandım.
Sınıfta herkes ayakkabılarını yarıştırır.
Seninki güzel,benimki güzel lafları.
Ben en arkada uyuma numarası yapıp ağlarım baba.
Çorabım yırtık.Ayağıma yağmur girdi baba.
Korkma baba çorap aldırtmam sana.
Annem sofranın bir köşesinden yırttı. Çorabıma yama yaptı.
Okuyacağım baba. Okuyacağım.
Seni annemi bu durumdan kurtaracağım.
O lüks lokantadan sana istediğin her çeşit yemek alacağım.
Hani o bilgisayar dedikleri şey varya baba.
Okulda öğretmenlerimiz bize onu gösterdi..
Dokundum baba kullandım.
Büyüyünce söz sana ondan alcam baba.
Ey babam.Büyüyorum artık.
Masraflarım artıyor.
Affet beni baba.Affet.
Ey babam.
Beni bu dünyaya getiren babam.
Dünyadan çok seven babam.
Bekle babam.Az kaldı.Büyüyorum.Bekle !

Yazan: Muhammed Safa TAŞÇI 

Bugün sizlere çok beğendiğim Baba adlı bu şiiri paylaşıyorum. Yazarın kalemine sağlık ….

Öğretmenler! yeni nesil sizin eseriniz olacaktır .. – Mustafa Kemal ATATÜRK


günün anlam ve önemi,mustafa kemal atatürk,24 kasım,öğretmenler,öğretmenler günü

Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, toplumun gerçek bir ulus haline getirirler. Ulus bilincini iyi anlayan başbakanlar siyaset adamları yetiştirmeniz dileğiyle.. Siz değerli öğretmenlerimin bu özel gününü kutlarım…

Masum hayallerim vardı benim ….


Masum hayallerim vardı benim…

Okulumu bitirip hayatımı kurtaracaktım babam gurur duyacaktı,

Babam bir daha çalışmayacaktı o çok sevdiği evine gidip tavuklarını sevecekti,

Askere gidip vatani borcumu ödeyecektim, babam yemin törenime gelecekti,

Askerlik bitince benim de bir ailem olacaktı…

Babam bana kız istemeye gidecekti tatlı diliyle herkesi güldürecekti..

En mutlu günümde babamla karşılıklı göbek atacaktık,

Dedim ya masum hayallerim vardı benim çocuğum olacaktı babam dede olacaktı,

Benim dedemle yaşamadığım sevgiyi çocuklarım babamla yaşayacaktı,

Güzel hayallerim vardı benim onlar gibi olmayan biz gibi olan,

Büyük bir aile olacaktık biz dedemiz olacaktın sen bizim…

Büyük bir aile olunca çocukluğumda ki gibi bayramların bir tadı olacaktı,

Hayallerim vardı benim babamla dedem gibi olamayacaktık biz,

Babamla ben daha mutlu olacaktık onun babasıyla yaşayamadığı güzellikleri yaşayacaktık biz,

İşte böyle hayallerim vardı benim masum temiz kin ve nefretten uzak,

Şimdi sen gidince yarım kalan hayallerim var artık benim..

NOT: “Sevdiklerinizin kıymetini bilin her şey için çok geç olmadan …”

Uğurcan BAL…

Azim ve iş aramanın zaferi …


Bu yazımı bu bölümden mezun olunca iş bulamazsın diyenler için,
Bu yazımı git polis ol ne uğraşıyorsun diyenler için,
Bu yazımı karamsar günlerim için,
Bu yazımı yakın zamanda ebediyete göç eden babam için yazıyorum ve biliyorum ki bir yerlerden beni izliyor yıllardır çalışmamı istediği bilgi işlemde çalıştığımı gördükçe gurur duyuyor…

Gelelim konumuza;
Uzun zamandır iş aradığımı  yakın çevremdeki tüm dostlarım bilir…
İnanın bu bölümden mezun olduğumda çok karamsardım. Hatta bu karamsarlık beni farklı bir bölümün işinde çalışmaya kadar itti. Bu yanlışlık babam aramızdan ayrılıncaya kadar devam etti. Büyük bir ruhsal çöküntüden sonra, Uğurcan dedim kendine gel amaçlarından emeklerinden vazgeçme ve sabrettim kan kustum ama belli etmedim, kimsenin görmediği yerlerde acımı yaşadım ve sonunda bunca kederin içinde beni biraz daha gülümsetecek haber gelmiş oldu.

Artık okuduğum bölümün hakkını verecek bir işi yapıyorum… Ve buradan tüm yeni mezun olan ve olacak kardeşlerime diyorum ki bekleyin sabredin ve çevrenizdeki olumsuz eleştirilere kulak asmayın içinizdeki ışığın yönünü takip edin …

isgorusmesi_2-300x259

Bu mutlu güne ulaşmam için dua eden değerli büyüklerime teşekkürü bir borç bilirim. Sizler iyi ki varsınız …

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi -Yazılım Destek Uzmanı – Uğurcan Bal

Babama Mektubum …


Sevgili Babama,

Bugün gidişinin 5 . günü hava biraz yağmurlu ve soğuk üzülme ben üşümüyorum. Sadece yokluğun üşütüyor beni ….

Hatırlar mısın bilmem küçükken berbere gitmekten çok korkardım sen beni pastalarla çikolatalarla kandırır getirirdin ne masum ve mutlu zamanlardı o yıllar. Her düştüğümde elimden tutan birinin olması mutlu ediyordu beni, seninle servise çıkardık benim çişim gelirdi söylemezdim kızarırdım sen anlardın kızardın bana arabayı durdurup yol kenarında çişimi yaptırırdın. Ne utanırdım ben servis de ki abiler ablalar bana bakardı başımı okşardı . Ne kadar güzel bir şey bir çocuk için babasıyla işe çıkmak, bana bu mutluluğu yaşattığın için sana çok teşekkür ederim babam..

Her sınıfı geçtiğimde karnemi alır notlarımı yorumlardın biraz düşük not görünce uzun uzun başlardın öğütler vermeye sıkılırdım ama benim iyiliğimi başarımı istediğini bilirdim sevinirdim içten içe..

Araba yıkarken ıslatırdın beni küser eve giderdim şimdi o günler geliyor aklıma küstüğüm için kendime nasıl kızıyorum bilemezsin …

Şımarmayayım diye sevgini söylemezdin kızardım sana ama artık kızmıyorum bizi bırakıp giderken sevdiğini defalarca söyledin halbuki söylemesen de bizleri ne kadar çok sevdiğini biliyordum. Öyle olmasa son anında bile kirayı düşünmezdin.

Sen babanı kaybettiğinde çok büyüktün baba ne kadar üzüldüğünü biliyorum ama ben senden daha küçük yaşta kaybettim babamı biliyorum Allah dan geldik yine Allaha gideceğiz buna inanmasaydım nasıl avuturdum kendimi…

Sana söz vermiştim baba artık sen çalışmayacaktın dinlenecektin ben çalışıp sana bakacaktım,  çalışma sırası bendeydi ama olmadı. Dinleneceksin artık yorulmayacaksın biliyorum ama sana bakamayacağım o acıtıyor içimi …

En zoru da ne biliyor musun seni kendi ellerimle koydum o kara toprağa yapamam diyordum yaptım o an yüce yaradan nasıl güç verdi bana bilemiyorum …

Her gün uyurken rabbime dua ediyorum bugün bana seni göstersin diye … Hasretin ne kadar zor babam…

Annenin de dediği gibi sen hiç yıkılmazdın çok güçlüydün…  O öyle dedi ama sen yıkılmadın ki bir gün hepimiz yıkılacağız bu yalan dünya da, ebediyete gittin babam yalan dünya da olan bizleriz sen gerçek dünyadasın orada çok mutlu ol ve dinlen yorma kendini ….

Sevgilerimle seni çok seven oğlun ….