“Yangın” adlı şiirim …


YANGIN

Sandalyede oturuyorum,Camdan dışarıyı izliyorum,

Hayatım viran olmuş,

Yüzümde yangından bir iz,

Yüreğimde ise yangından bir sis var.

Sadece yangını düşünüyorum.

Ölenleri, kaçanları ve yaşayanları

Gözümün önünde hayatım film şeridi gibi geçiyor.

Ölenler benim arkadaşlarım,

Kaçanlar düşmanlarım,

Yaşayanlar ise benim gibiler…

Ölmüşten hiç bir farkımız yok

Elimde yangından hatıra, bir köstekli saat var

Aradan yıllar geçiyor…Ben yine sandalyede oturuyorum.

Oturmuş dışarıyı izliyorum.

Yangından kaçanlara bakıyorum

Çoluk çocuğa karışmışlar

Yaşayanlar ise benim gibiler

Bir apartman dairesinde ki camdan

Hayata bomboş bakıyoruz

Sonra bir fırtına kopuyor

Yaşayanlarla birlikte tüm canlılar

Hayata gözlerimizi yumuyoruz

Geriye sular altında kalmış

Bir dünya bırakıyoruz…

(BU ŞİİR ” UĞURCAN BAL ” TARAFINDAN YAZILMIŞTIR..)

– Bu şiiri ilkokulun son yıllarında kaleme almıştım. Umarım çok beğenirsiniz. Sözler tamamen benim o zaman ki ergen dünyama ait ….

Babam …


Babam 

Babam…
Ey beni bu dünyaya getiren babam.
Beni dünyadan çok seven babam.
Bana para vermek için elalemin kokusunu çeken babam.
Seni düşündükçe ağlıyorum.
İşten dönerken biliyorum her gün o lüks lokantanın önünden geçiyorsun.
Gözlerin bakmak istemese de,karnın bakıyor baba.
Annemin her zaman ki gibi gözü yaşlı,
Dua eder Allah’a.
Allah’ım bize de bugün rızkın dan ayır.Karnımızı doyur rabbim.
Bende kendimce dua ediyorum.
Senin geldiğin yolu gözlerken ağlıyorum.
Ama bilmiyorum neden ?
Çünkü elin dolu olunca annemi öpüyorum.
Boş olunca ağlıyorum.
Annemin üzülmemesi için ağlıyorum baba.
Okula giderken ayakkabımın altı yırtıldı.Saklamak için okula geç gittim.
Utandım baba.Utandım.
Sınıfta herkes ayakkabılarını yarıştırır.
Seninki güzel,benimki güzel lafları.
Ben en arkada uyuma numarası yapıp ağlarım baba.
Çorabım yırtık.Ayağıma yağmur girdi baba.
Korkma baba çorap aldırtmam sana.
Annem sofranın bir köşesinden yırttı. Çorabıma yama yaptı.
Okuyacağım baba. Okuyacağım.
Seni annemi bu durumdan kurtaracağım.
O lüks lokantadan sana istediğin her çeşit yemek alacağım.
Hani o bilgisayar dedikleri şey varya baba.
Okulda öğretmenlerimiz bize onu gösterdi..
Dokundum baba kullandım.
Büyüyünce söz sana ondan alcam baba.
Ey babam.Büyüyorum artık.
Masraflarım artıyor.
Affet beni baba.Affet.
Ey babam.
Beni bu dünyaya getiren babam.
Dünyadan çok seven babam.
Bekle babam.Az kaldı.Büyüyorum.Bekle !

Yazan: Muhammed Safa TAŞÇI 

Bugün sizlere çok beğendiğim Baba adlı bu şiiri paylaşıyorum. Yazarın kalemine sağlık ….

Öğretmenler! yeni nesil sizin eseriniz olacaktır .. – Mustafa Kemal ATATÜRK


günün anlam ve önemi,mustafa kemal atatürk,24 kasım,öğretmenler,öğretmenler günü

Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, toplumun gerçek bir ulus haline getirirler. Ulus bilincini iyi anlayan başbakanlar siyaset adamları yetiştirmeniz dileğiyle.. Siz değerli öğretmenlerimin bu özel gününü kutlarım…

Masum hayallerim vardı benim ….


Masum hayallerim vardı benim…

Okulumu bitirip hayatımı kurtaracaktım babam gurur duyacaktı,

Babam bir daha çalışmayacaktı o çok sevdiği evine gidip tavuklarını sevecekti,

Askere gidip vatani borcumu ödeyecektim, babam yemin törenime gelecekti,

Askerlik bitince benim de bir ailem olacaktı…

Babam bana kız istemeye gidecekti tatlı diliyle herkesi güldürecekti..

En mutlu günümde babamla karşılıklı göbek atacaktık,

Dedim ya masum hayallerim vardı benim çocuğum olacaktı babam dede olacaktı,

Benim dedemle yaşamadığım sevgiyi çocuklarım babamla yaşayacaktı,

Güzel hayallerim vardı benim onlar gibi olmayan biz gibi olan,

Büyük bir aile olacaktık biz dedemiz olacaktın sen bizim…

Büyük bir aile olunca çocukluğumda ki gibi bayramların bir tadı olacaktı,

Hayallerim vardı benim babamla dedem gibi olamayacaktık biz,

Babamla ben daha mutlu olacaktık onun babasıyla yaşayamadığı güzellikleri yaşayacaktık biz,

İşte böyle hayallerim vardı benim masum temiz kin ve nefretten uzak,

Şimdi sen gidince yarım kalan hayallerim var artık benim..

NOT: “Sevdiklerinizin kıymetini bilin her şey için çok geç olmadan …”

Uğurcan BAL…

Azim ve iş aramanın zaferi …


Bu yazımı bu bölümden mezun olunca iş bulamazsın diyenler için,
Bu yazımı git polis ol ne uğraşıyorsun diyenler için,
Bu yazımı karamsar günlerim için,
Bu yazımı yakın zamanda ebediyete göç eden babam için yazıyorum ve biliyorum ki bir yerlerden beni izliyor yıllardır çalışmamı istediği bilgi işlemde çalıştığımı gördükçe gurur duyuyor…

Gelelim konumuza;
Uzun zamandır iş aradığımı  yakın çevremdeki tüm dostlarım bilir…
İnanın bu bölümden mezun olduğumda çok karamsardım. Hatta bu karamsarlık beni farklı bir bölümün işinde çalışmaya kadar itti. Bu yanlışlık babam aramızdan ayrılıncaya kadar devam etti. Büyük bir ruhsal çöküntüden sonra, Uğurcan dedim kendine gel amaçlarından emeklerinden vazgeçme ve sabrettim kan kustum ama belli etmedim, kimsenin görmediği yerlerde acımı yaşadım ve sonunda bunca kederin içinde beni biraz daha gülümsetecek haber gelmiş oldu.

Artık okuduğum bölümün hakkını verecek bir işi yapıyorum… Ve buradan tüm yeni mezun olan ve olacak kardeşlerime diyorum ki bekleyin sabredin ve çevrenizdeki olumsuz eleştirilere kulak asmayın içinizdeki ışığın yönünü takip edin …

isgorusmesi_2-300x259

Bu mutlu güne ulaşmam için dua eden değerli büyüklerime teşekkürü bir borç bilirim. Sizler iyi ki varsınız …

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi -Yazılım Destek Uzmanı – Uğurcan Bal

Cumhuriyetimizin 90. Yılı Kutlu Olsun !!! 29.10.2013


29 EKİM 1923 BİR MİLLETİN KADERİNİN DEĞİŞTİĞİ GÜN KUTLU OLSUN !!!

Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir. 1927 (Nutuk II, S. 831)  – MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

cuhriyetin 90. yılı

 90 yıl önce bugün atalarımız bir destan yazdı…

  • Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924)
 90 yıl önce bugün atalarımız bir destan yazdı...
BU GÖK KUBBENİN ALTINDA NİCE 29 EKİMLERE…
  •  Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. (1925)
ANDIMIZ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
ANDIMIZ !!!

• Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.
• Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. 1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında B. H., S. 251)
• Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimî ve meşru olmak şartiyle her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır.
1923 (Atatürk’ün S.D. III, S. 71)

Babama Mektubum …


Sevgili Babama,

Bugün gidişinin 5 . günü hava biraz yağmurlu ve soğuk üzülme ben üşümüyorum. Sadece yokluğun üşütüyor beni ….

Hatırlar mısın bilmem küçükken berbere gitmekten çok korkardım sen beni pastalarla çikolatalarla kandırır getirirdin ne masum ve mutlu zamanlardı o yıllar. Her düştüğümde elimden tutan birinin olması mutlu ediyordu beni, seninle servise çıkardık benim çişim gelirdi söylemezdim kızarırdım sen anlardın kızardın bana arabayı durdurup yol kenarında çişimi yaptırırdın. Ne utanırdım ben servis de ki abiler ablalar bana bakardı başımı okşardı . Ne kadar güzel bir şey bir çocuk için babasıyla işe çıkmak, bana bu mutluluğu yaşattığın için sana çok teşekkür ederim babam..

Her sınıfı geçtiğimde karnemi alır notlarımı yorumlardın biraz düşük not görünce uzun uzun başlardın öğütler vermeye sıkılırdım ama benim iyiliğimi başarımı istediğini bilirdim sevinirdim içten içe..

Araba yıkarken ıslatırdın beni küser eve giderdim şimdi o günler geliyor aklıma küstüğüm için kendime nasıl kızıyorum bilemezsin …

Şımarmayayım diye sevgini söylemezdin kızardım sana ama artık kızmıyorum bizi bırakıp giderken sevdiğini defalarca söyledin halbuki söylemesen de bizleri ne kadar çok sevdiğini biliyordum. Öyle olmasa son anında bile kirayı düşünmezdin.

Sen babanı kaybettiğinde çok büyüktün baba ne kadar üzüldüğünü biliyorum ama ben senden daha küçük yaşta kaybettim babamı biliyorum Allah dan geldik yine Allaha gideceğiz buna inanmasaydım nasıl avuturdum kendimi…

Sana söz vermiştim baba artık sen çalışmayacaktın dinlenecektin ben çalışıp sana bakacaktım,  çalışma sırası bendeydi ama olmadı. Dinleneceksin artık yorulmayacaksın biliyorum ama sana bakamayacağım o acıtıyor içimi …

En zoru da ne biliyor musun seni kendi ellerimle koydum o kara toprağa yapamam diyordum yaptım o an yüce yaradan nasıl güç verdi bana bilemiyorum …

Her gün uyurken rabbime dua ediyorum bugün bana seni göstersin diye … Hasretin ne kadar zor babam…

Annenin de dediği gibi sen hiç yıkılmazdın çok güçlüydün…  O öyle dedi ama sen yıkılmadın ki bir gün hepimiz yıkılacağız bu yalan dünya da, ebediyete gittin babam yalan dünya da olan bizleriz sen gerçek dünyadasın orada çok mutlu ol ve dinlen yorma kendini ….

Sevgilerimle seni çok seven oğlun ….